gezmeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezmeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2009 Cumartesi

Dev akvaryumda balıklara yem olmak,
olası mı???

Bugünlerde hayallerimi ne süslüyor dersiniz?
Çok basit birşey aslında...
İstanbul Bayrampaşa'da açılan dev akvaryum.
Dediğim gibi ulaşılması zor bişey değil, ama ben orgenize olması zor bir insanım.
Başkalarıyla plan yaparsam daha çabuk harekete geçerim diye düşündüm.
Kocaya söyledim; 'aman burası Türkiye, şimdi patlar matlar, köpekbalıklarına yem oluruz' dedi.
'Çok ayıp, dedim', hemen bir arkadaşıma msn'den mekanın linkini attım.
Etkilenir diye düşünmüştüm ama o da beklemediğim bir tepki verdi.
Balıkların camekanlar ardına kapatılması hoşuna gitmiyormuş... Eee onca balık besleyen adam ne yapsın? Neyse haklı olabilir tabii.
Ama bu iki görüş de beni vazgeçiremeyecek. Çünkü sualtına hayranım. Malesef deneme dalışlarından öteye gitmeye bir scuba deneyimim var:) Kısmetse bu yaza meseleyi halledicem ama!
Ayrıca böyle mekanlar bana romantik geliyor. Büyülü ve romantik.
Mekanda köpekbalıklarıyla (!)dalış ve nikah gibi çeşitli organizasyonlar da yapılıyor.
Buradadan inceleyebilirsiniz.

14 Temmuz 2009 Salı

Tatil sarhoşluğu!

Aaah aah...
Burnumda hala tatlı güneş kremi kokusu, tenimde
tuzlu tuzlu esen rüzgarın serinliği var.
İstanbul'da bu hissi daha ne kadar muhafaza edebirim acaba?
Bir gün belki iki gün daha...
Tatil sarhoşuyum açıkçası.
Kaş'taki günlük alışkanlıklarımı sürdürmeye çalışıp, sarsaklıyorum desem yeridir.
Bilgisayardan uzak durmak, deli gibi kitap okumak gibi... Tabii bunlar kolay olanı.
Denize girme dürtüsünü bastırmak ise haftasonuna kalıyor.
İşte fotoğraflı kısa bir tatil özeti. Tavsiyem sevmediğiniz insanlara sakın ola
Kaş'tan bahsetmeyin. Ne kadar az sevimsiz bilirse o kadar iyi!

(Fotoların büyük halleri için click)

Kaş'ın simgesi kaya ve kral mezarları... Dağ taş dememiş oymuş abiler,
işin tuhafı ilçenin göbeğinde bile var bu heybetli mezarlardın...
(Tabii getirip koymuş olabilirler de sonradan)

Kaş'ta Kekova turuna çıkanların uğradıkları Simana yani Kaleköy...
Dar sokaklara kurulmuş evler, merdiven halinde yükseliyor.
Genel bir fotoğraf çekememişim, sorry!
Çok şirin pansiyonlar var.

Sanatsal çabalarımı dikkate almayın:)
Bu makineyle yapılacak iş değildi ama...

İşte o pansiyonlardan biri...


Tatilin ikinci günü sea kayak yaptık.
'Kanolarla batık kentin üzerinden geçmek
harika idi' dicem, diyemiyorum
çünkü tam o aşamada rahatsızlanıp yarıda kestim turu.
Zaten kavga gürültü kürek çekiyorduk:)



Kaş'ta çarşı pazar...

Çok güzel dükkanlar var ilçede.

Özellikle antika ve takı dükkanlarına mest oldum.


Kaş'ın havasına suyuna, denizine doğasına,
barlarına, restoranlarına tapabilirsiniz
Bir de kedi ve köpekleri var tabii...


18 Nisan 2009 Cumartesi

Tatilim geldi


Geçen yıl bu zamanlarda kafa kafaya vermiş tatil hayalleri kuruyorduk.

'Mayıs gibi akdeniz'e uçsak/kaçsak ne güzel olurdu, aaaah ahhh' derken Hülya'cım hayallerimizi gerçeğe dönüştürecek fitili ateşledi.

- Hühü: Valla biz gitcez, kocacığım askerden dönüyor. Onu kapıp Antalya'ya götüreceğim.

- Biz: Yaaa ne güzel.

- Hühü: Eeee siz de gelin, süper bir yer buldum.

- Biz: "Yok canım siz baş başa olun, hasret giderin" dedik, böyle nazlı nazlı.


Ama sağolsun O hiç vazgeçmedi. Bize bulduğu yerin fotoğraflarını gönderdi. Orada film koptu tabii. Antalya- Çıralı'da Nar Çiçeği hotel. Sahibesi mekana aynı zamanda yan komşu da olan Sevil hanım. Hotel diye geçtiğine bakmayın aslında bu yer mini minnacık.

Topu topu 5 bunglow var...



Özenle dekorasyon edilmiş, odalar. Bahçede çiçekler arasına kurulmuş sedirler çok cezbedici.

Kahvaltının servis edildiği tabaklar bile özenle seçilmiş. Bir otelden çok ev ortamı var. Sanki misafirliğe gitmiş gibi:)


Ve herşey pembe-beyaz. Aslında,, kumlu kumlu plajdan dönen birinin dokunmaya kıyamayacağı bir güzellik. Benim için de öyle oldu. 'Aman kirleticem, aman çimleri ezcem' diye altı gün diken üstünde oturdum. Biraz rahatsız ediciydi aslında :(

Bir de Çıralı, Olimpos'a oranla yabancı turistlerin ve ailelerin tercih ettiği bir yer. Bu yüzden fiyatlar daha pahalı oluyor. Mayıs ayında sadece yarım pansiyona hiç de ucuz olmayacak bir fiyata kalmıştık. (tabii o zaman bunun farkında değildik)
Ama güzel ve sakin bir tatil oldu. Herkes evine memnun döndü.

Yine bahar geldi ve biz yine tatil hayalleri kurmaya başladık. Bu yıl hedefimiz Club Amazon...


Club Amazon, Bördübet'de çam ve günlük ormanları arasında kurulu bir tatil mekanı.
Mayıs sonunda orada olmayı planlıyoruz.
İşte bir kaç fotoğraf...



Hayalini kurmak bile güzel.
Aranızda Clup Amazon'a yolu düşen varsa, fikirlerinizi almak isterim. Ya da başka tatil mekanlarıyla ilgli tavsiyelerinizi bana iletirseniz mutlu olurum.