Nazan Öncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nazan Öncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Nisan 2009 Pazar

Buyur Nazan'cım sen anlat!


Bir düş gördüm düşümde
Gözlerin yerlerdeydi

Ellerin ceplerinde
Kalbin ötelerdeydi
Seni bugün görmem lazım
Şöyle biraz açılmam lazım
............
O da mı yalan, bu da mı yalan?
Kötü bir rüya gördüm o zaman...



Nazan'cım döktürmüş.
Onu ne zaman dinlesem, hep aynı duygulara kapılıyorum. Yeni albüm, eski albüm fark etmez.
Mevsimlerden yaz, para yok, pul yok.

Kaş'ta bir teknede güneşin yakıcılığından habersiz, üçüncü derece yanık olmaya ramak kala, mas mavi denizle buluşacak olmanın heyecanını saklayamadan cumburlooop atlıyorum.

Ooooh ferah,,, ama tuzlu. Burnum yanıyor. Azcık da gözlerim.


Nazan Öncel beni hep Kaş'a götürür. Güneş altında antik kent gezer, sonra Patara'da dalgalarla kavuşurum.


Hangi şarkısını dinledğim önemli değil, o sound var ya.. İşte o yetiyor. Bir müziğin insana aynı duyguları hissettirmesi garip gerçekten.
Aslında ben başka şeyler için açmıştım ekranımı... Kılık kıyafet açlığımı giderecek, güzel mi güzel moda haberleri okuyacaktım.
Aaaah o Nazan yok mu? Arka fonda O olunca böyle hatıralara gömülüyorum.
Af buyurun, ser de romantiklik var:)

Edit: Bu arada an itibariyle fark ettim. Böyle şarkıya eşlik ederken, tanıdık isimler, cümleler çıktı ağzımdan.
Merhamet Apartmanı, Limon, kibrit kutusu, gazoz kapağı, inci küpeler... 'Elinin değdiği herşeyi topladım'. Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi'ni anlatıyor. Bilenler bilir, hala bitiremediğim bir kitap. Şarkı çok şirin olmuş ama:)