11 Ekim 2011 Salı

Renk renk, köpük köpük...

Naasıll derler... Saç boyamak kadınlığın şanındandır.
Yok yok, böyle demezler aslında.. Yorgun argın eve gelip saç boyuyorsan ya da
içindeki 'kestir kestir', kurtul şu kezbanlıktan sesi giderek yükseliyorsa acil bir müdahaleye ihtiyaç duyuyorsundur. Eeeeh aynada gözüne batan saçlar, ruhundaki homurtuyu işaret eder çoğu zaman.
Yoga yapamam, vaktim yok. Sahiden yok.
Spor yapamam. Yorulurum.
Hatta şu sıralar kuaföre bile gidecek enerjiyi bulamam kendimde...  Utanarak söylemeliyim ki, kuaför koltuğu benim için dişçi koltuğundan farksızdır.
Ama heyhat,, küçücük bir değişim bile iş görür. O yüzden kaptım şu köpük boyalardan birini, koştum eve...
Size bu satırları yazarken, kafam yapış yapış bana ayrılan yarım saatlik süreyi doldurmaya çalışıyorum.
Radikal bir değişim olmayacak. Ama ilk defa kendi başıma saçımı boyamış olacağım.
Bu boya işi işe yararsa kuaförüme rakip geliyorum.
Bu arada kış gelmiş, üşüdüm.. Sevgiler..

2 yorum:

Aslı dedi ki...

Bende kendim hiç boyamadım :) birde merak ediyordum köpük boyaları. Sonuç nasıl oldu acaba?

clementine dedi ki...

Sonuç süper oldu:) Önce saçıma yetmeyecek sandım ama sonra boyayı bitirene kadar canım çıktı. Bereketli yani, rengi de tuttu. Tavsiye ederim yani:))