Tatil her zaman tek kişiliktir. Kaç kişi olursa olsun yanında tek değilsen aslında, aklında peşi sıra düşüncelerle meşgulsen eğer pek de uzağa gidememişsin demektir.
Neyse ki benim yalnızlık gösterim gayet başarılı geçti... Yanı başımda en sevdiğim, kafamda kocaman boşluk, kurcalayacak tek bir sinir bozucu düşünce bile olmadan beynimde döndüm durdum. Hayaller, hayalleeer...
Geldim, gittim, nihayet burdayım muhabbetini bir kenara bırakacak olursak, aylardır bir çözüm bulamadığım teknik sorunlarım kendi kendine çözülmüş görünüyor. Sizler 'Bloguma dokunma' diye yırtınırken, ben zaten nedenini bilmediğim bir şekilde sansürlenmiştim. Google kapı duvar, ben çaresiz... Kendimi Tumblr'a vurdum, olmadı. Facebook'a sardım, olmadı. Arada bir yaşadığım sinir harbini bir kenara bırakacak olursak sosyal aleme asosyal bir yelken açtım. Yani kalakaldım. Günlerden birgün- yaklaşık iki gün önce-tamamen tesadüfi bir şekilde sitemin açıldığını fark ettim. Sadık bir blogger gibi yuvama geri döndüm. Bakalım neler yumurtayacağım...
"her gün bir yerden
göçmek ne iyi
her gün bir yere
konmak ne güzel
bulanmadan donmadan
akmak ne hoş
dünle beraber gitti
cancağızım ne kadar
söz varsa düne ait
şimdi yeni şeyler
söylemek lâzım."